Türkçe
TL $

Sağlık

Taşköprü Sarımsağı - Saç Dökülmesini Önleyen ve Saçları Güçlendiren Mucizevi Formül

Prof. Dr. Ahmet MARANKİ saç dökülmelerini durduran doğal formülü açıklıyor:

Ahmet MARANKİ (Prof. Dr.)

İşte Doğal Yöntem:

Kokusu zoktur ve eşit olarak karıştırarak elde ettiğiniz karışımı her gece friksiyon yöntemi  ile tüm parmaklarınızla önden arkaya doğru yedirerek ve  saç diplerinize yedirin. Ardından saçlarınızı bir bone ile kapatın en az iki saat tercihen tüm gece bekletin.

Sarımsak Yağı, Çam Yağı, Badem Yağı, Havuç Yağı, Buğday Yağını (alttaki Video'da gösterilen şekilde) kırma yapmadan denenmiş ve başarılı sonuçlar elde edilmiş doğal yan etkisi olmayan bir yöntemdir. İlk üç hafta içinde saç dökülmeleri artar, Üç aylık kullanım sonucu kesin ve etkili sonuç elde edilir.  

Prof.Dr. Ahmet MARANKİ
www.maranki.com
info@maranki.com

 

“Beş eleman vardır : toprak, hava, ateş, su ve sarımsak.”Louis Diat (Paris Ritz Oteli şefi)

 

Sarımsak (İng. garlic; Fr. l’ail): Osmanlıcada sarmısak biçiminde yazılıp, okunur. Zambakgiller (Liliaceae) familyasından, Latince adı (Allium sativum) olan, çiçekleri uçta şemsiye biçiminde açan, taze ya da kuru olarak yenen, soğan, yabani soğan, zambak, pırasa ile akraba olan sarımsak doğada yabani ortamda yetişmez. Yıllık bir kültür bitkisidir.

Asya’da doğada yetişen Allium longicuspis türünden türetilmiş olduğu düşünülmektedir. Toprak üstü yeşil bölümleri 25-100 santimetre yüksekliğe kadar ulaşır. Yapraklarında, saplarında, toprak altındaki soğanında kokulu bir yağ bulunur. Türkiyemizde, belkide bütün dünyada en nitelikli sarımsak Kastamonu ili, Taşköpü ilçesinde yetişmektedir. Çünkü sarımsağın en iyi kalitede olanı, germanyum ile selenyum bakımından zengin topraklarda yetişir. Taşköprünün toprağında da bu özellik vardır. İlçedeki halkın çoğunluğu geçimini sarımsak tarımından sağlar. Taşköprüde sarımsağa “Beyaz Altın” denilmektedir. Bu bölgedeki sarımsak, büyük oranda organik SELENYUM ile GERMANYUM içerir. Bir baş sarımsakta % 84.09 su, %13.38 organik madde, %1.53 inorganik madde vardır. İçeriğinde ayrıca, 33 çeşit kükürt bileşiği, 17 çeşit aminoasit (bunlara vücut tarafından doğrudan sentezlenmeyip, gıdalarla alınması gereken aminoasitlerin tümü girer), germanyum, selenyum, çinko, A, B1 ile C vitaminleri bulunmaktadır. Taşköprü sarımsağı başka yerlerde de yetiştirilmek istenmiş,ama Taşköprü toprağında yetişen sarımsağın kokusu ile tadı alınamamıştır. Burada yetişen sarımsakların büyük bölümü ilaç fabrikalarına antibiyotik yapımı için verilmektedir. Raf ömrü çok uzun olan Taşköprü sarımsağı bir yıl süreyle soğuk hava depolarına gereksinim duyulmadan saklanabilmektedir. Selenyum DNA’ ya zarar veren serbest radikallere karşı antioksidan olarak görev yapar. Bağışıklıl sistemini güçlendirerek Kanser ile AIDS/HIV in ilerlemesini yavaşlatabilir. Koroner kalb hastalığında, kanın viskozitesini düşürüp, pıhtılaşmayı azalttığı için iyi bir silahtır. Dahası yaşlanmayla savaşta yardımcı olmak için C ile E vitaminleriyle birlikte kullanılması yarar sağlar. Viral enfeksiyonlarla savaşta da kullanılır. . Selenyum aynı zamanda normal karaciğer işlevini destekleyerek sağlığın iyi yönde olmasına katkıda bulunur.

Yapraklarında, saplarında, toprak altındaki soğanında kokulu bir yağ bulunur demiştik. Buradan elde edilen yağ çok güçlü bir antiseptiktir. Ayrıca bu yağ parazit sökücü, idrar söktürücü, astım, sarılık, diş hastalıkları, romatizma, bağırsak florasının düzenlenmesi ile tehlikeli bakterilerin üremesini engelleyerek organizmayı desteklemeye, karaciğere, tiroit, böbrek üstü ile tüm salgı bezlerinin iyi çalışmasına, glikoz miktarının dengelenmesini sağlar. Oksijen taşıyan alyuvarları korur. Haricen kullanımlarda asalakları öldürür. Saçkıranda sorunlu bölgeye sürülerek kullanılabilir:

KULLANIMI: Dahilen; 1 fincan suya 4-5 damla damlatılarak günde 3 defa içilir. Haricen; cilde masaj biçiminde sürülür.. Sarımsağın içindeki selenyumdan şifa yönünde faydalanmak için sarımsağın çiğ olarak tüketilmesi önerilir. Her gün 2 – 3 diş sarımsağın tüketimi sağlık yönünden çok yararlı olacaktır. Ayrıca sarımsak pişirilişleri sırasında bir çok yemeğe tat verir.

Çok yönlü etkisi olan bir ilaç gibi iş gören bu bitkinin ekiminden hasadına, oradan endüstri ile mutfaklara varana kadar geçtiği yolda yoğun insan emeğine gereksinim vardır. Bu bakımdan biraz pahalıya mal olur. Ekimi için sürülüp mibzerlenmiş toprak üzerine önce diş haline getirilmiş tohumluk serbestçe atılır. Sonra bu dişler tek tek, işçilerce toprağa gömülür. Hasat zamanı, geniş alanlardaki ürünleri söküp topraktan çıkarmak için, traktör arkasına takılan düzenekler yapılmıştır. Ama bu araçlar ürünü toprak üzerine çıkarıp bırakır. Sonrasında toplama için gene insan emeği gerekir. Toprak üzerine çıkarılıp kabaca demetler haline getirilen sarımsaklar 5 – 6 gün kurumaları için yerlerinde bırakılır, sonra toplanır. Bu sırada üretici yağmur yağmaması için dua eder. Çünkü yağmurun yağmasıyla bütün ürün çürüyebilecektir. Toplam olarak 10 – 15 gün içinde ürün evlere ulaşmış olmalıdır. Kazaya uğramadan evlere alınan ürün, bundan sonra püskül kökleri ile çok uzun sapları kesilmeden asılarak kurumaya bıtrakılır. Sonra saplar ile püskül kököler kesilerek torbalanır. Görüldüğü gibi burada da insan emeğine gereksinim vardır. Pazarlarda satılan sarımsak ürününün bir bölümü demetler halinde ya da torbalanmış başlar halinde marketlere, oradan da mutfaklara gelir. Ama daha büyük bir bölümü de, diş haline getirilip, soyulmak, kalibre edlmek ya da toz haline getirilmek için fabrikalara ulaşır. Bu sonuncular dış-satıma verilecektir. Çünkü Taşköprü sarımsağına bütün dünyadan büyük istem vardır.

 

Limon suyu ve sarimsak mucizesi

Limon suyu ve Sarımsak mucizesi,2 Litre limon suyu,40 diş soyulmuş ve ezilmiş sarımsak,agzi siki kapanan koyu renkli veya üzeri kağıtla kapatılmış bir kavanoz lazım.Limonlarin suyunu iyice sikip kavanoza doldurunuz, soyulmuş 40 diş orta boy sarımsağı yıkamadan ve ezerek limonun içine atıp kavanozun kapağını kapatıyoruz, 25 gün boyunca normal ilik bir yerde saklanıp her gün çalkanacak,(sarımsaklar iyiceerimiş olacak)25 gün sonra kavanozu açıp her sabah aç karnına yarim veya içebiliyorsa bir çay bardağı içiyoruz kavanoz bitene kadar içilecek, kapağı hep kapalı olacak,

Kavanoza asla su,seker v.b. karıştırılmayacak ancak çay bardağına aldığınız kısmini dilersek sulandırarak içebiliyoruz bunu içtikten sonra en az yarim saat bir şey yiyip içilmeyecek,yarim saat geçtikten sonra kahvaltı yapılacak mümkünse her sabah ayni saatte içilecek.

% 100 KANITLANMIS YARARLARI

  1. Tüm damar iltihapları (vaskülir) tedavi ediyor, tıkanan damarları açıyor,damar sertliklerini ve hipertansiyonuönlüyor.
  2. Kolesterol ve lipidi düşürüyor zararlı yağların yakılmasını sağlıyor, kilo verdiriyor (bazal metabolizmayı hızlandırıp yağların yakılmasını sağladığı için iştahı açıyor bu dönemde diyete dikkat etmek gerekiyor)sekeri düşürüyor,pankreasin yenilemesini sağlıyor.
  3. Böbrek ve safra taslarını eritiyor idrar söktürüyor vücuttaki şişkinlik ve tüm dokulardan ödemi kaldırıyor.
  4. Helycobeacter pylori adlı ülser mikrobunu öldürerek mide ve oniki parmak bağırsağı ülserinin kesin tedavisiniyapıyor.
  5. Tüm romatizmal iltihabi önleyip,her tür romatizmal ağrıları dindiriyor,kireçlenmeyi önlüyor,eklem düzeylerininyenilenmesini sağlıyor her türlü ağrıyı kesiyor.
  6. Beyin hücreleri ve tüm sinir sistemlerinin yenilenmesini sağlıyor sinirdeki   aksiyon potansiyelini düzenleyip ileri-refleks hızını artırıyor,felçlere ve VERTIGO\'da fayda veriyor.
  7. Vücudun bağışıklık sistemini son derece kuvvetlendiriyor,ve her türlü alerjiyi özellikle damarsal kökenli ve strese bağlı cilt alerjilerini kökünden kesiyor, kansere karış tüm vücudu koruyor.
SARIMSAK KÜRÜ VE FAYDALARI:
 
Sarımsak, ağız kokusuna sebep olsa da, her derde deva bir bitki. Eski zamanlarda, doğal antibiyotik olarak kullanılan sarımsak, günümüzde de değerinden ve içeriğinden hiç bir şey kaybetmemiş durumda. Size önereceğimiz sarımsak kürü, de oldukça şifalı bir kür. Öncelikle kürün hazırlanışı ve uygulanışı konusunda, sizlere bilgi verelim. Sonra da faydaların bahsedelim.
 
KÜRÜN HAZIRLANMA ŞEKLİ VE UYGULANIŞI:
 
Günlük olarak uygulanabilecek olan sarımsak kürü, En az bir baş ve en fazla beş baş sarımsakla yapılıyor. Sarımsakları, havanda döverek veya rondodan geçirerek, püre haline getirin. Yoğurdun içine karıştırarark, öğle ve ekşam yemkelerinde tüketin. Sarımsakların, yeni ürün olmasına dikkat edin.  Ağız kokusu endişeniz var ise, sizlere bir de iyi bir haber verelim. Püre halindeki sarmısak çiğnenmediği için ağız kosusu olmaz.  Sarmısak kürünu bu şeilde  yapamayanlar, sarımsağı sıkarak, özsuyunu, limon özsuyu ile karıştırıp, aç karına içebilirler.
 
SARIMSAK KÜRÜNÜ FAYDALARI:
 
Sarımsa kürü ;  apse, arı sokması, asabiyet, astım, aşırı yaşlanma, barsak gazları,  barsak parazitleri, balgam, boğaz ağrıları, böcek sokması, bronşit, bronşiyal astım, burun tıkanması, cilt mantarları, cinsi kudretsizlik, damar sertliği, varis, damar tıkanıklığı, deri hastalıkları, dosak iltihabı, kalınbarsak kanseri, kalınbarsak zafiyeti, kanda fazla yağ, kan dolaşımı bozukluğu, kan pıhtılaşması, kanser, kas ve kemik erimesi, kolesterol, kansızlık, kramp, kurşun zehirlenmesi, mide gazları, mide parazitleri, nezle, gut hastalığı,romatizma, saç kepeği, saçkıran, safra salgısının azlığı, sinüzit, sivilce ve çıbanlar, şeker hastalığı, uykusuzluk, üşütme, verem, virütik enfeksiyonlar, yara ve bereler, yılan ısırması (ilk yardımdan sonra), yorgunluk, yüksek tansiyon, zafiyet, zehirlenme, zerihli maddelerin vücuttan atalması, gibi pek çok durumda faydalıdır. 
 
Sarımsağın gıda zehirlenmesine de iyi geldiği belirlendi. 
 
Washington Üniversitesi’nden araştırmacılar sarımsağın gıda zehirlenmesine iyi geldiğini açıkladı.Ciddi gıda zehirlenmesine neden olan Campylobacter bakterileri genellikle kümes hayvanlarının etinde bulunur. Uzmanların sarımsağın içerisinde buldukları bileşiğin bu bakteri kolonilerinin içine sızarak yok olmalarını sağladığı belirlendi. Üstelik bu bileşikler gıda zehirlenmesine karşı verilen antibiyotiklerin 100 kat daha fazlası etkiye sahip olarak görülüyor. Üniversite profesörlerinden Barbara Rasco, sarımsağın içerisindeki “diallyl sulfit” maddesinin yiyeceklerin dezenfekte edilmesinde kullanılabileceğini vurguluyor. Yine uzmanlar gıda zehirlenmesi durumunda elbette önce doktora başvurulması gerektiğine değiniyor. Ancak zehirlenme riskini azaltmak için yemeklerin içine sarımsak eklemenin akıllıca olacağına değiniliyor.
 

Sarımsak altı farklı tümör ile savaşıyor

Prof. Dr. ERKAN TOPUZ - 05.08.2012

Mutfakların vazgeçilmez yiyeceği sarımsak; her derde deva. Araştırmalar sarımsağın göğüs, yemek borusu, prostat, kolon, cilt ve mide kaynaklı tümörlerin oluşmasını ve gelişmesini engellediğini gösteriyor

 
Sarımsak; başta Amerika olmak üzere bütün ülkelerde en kapsamlı biçimde araştırılan bitkilerden biridir. Az bulunur lezzeti ve kimyasal içeriği açısından birçok bilim dalınca ayrıntılı olarak incelenmiştir. Tıbbi yayınlarla ilgili veri bankalarında yapılan bir inceleme; mucizevi bir bitki ve baharat olan sarımsağın tek bir özelliği üzerine bile binlerce bilimsel makale bulunduğu ortaya çıkmıştır. Vazodilatasyon (damar genişlemesi), kan basıncını düşürmesi, kolestrolü düşürmesi ve trombosit agregasyon inhibisyon gibi kalp-damar hastalıklarına da olumlu etkileri bulunmaktadır. Sarımsak; vücudun değişik bölgelerinde oluşan en az 6 kanser türünde (göğüs, kolon, özofagus (yemek borusu), prostat, cilt ve mide) kimyasal kaynaklı tümörlerin oluşmasını, ilerlemesini ve gelişmesini hayvanlarda engellemiştir. Besin ve su kaynaklı patojenleri; mantar gibi fungal enfeksiyonlara ve solunum enfeksiyonlarına karşılık antimikrobiyal etkinlik gösterir. Kanser üzerine yapılan araştırmalarda ilk modern rapor 1957'de Science dergisinde yayınlanmıştır. Raporda sarımsaktan elde edilen allisin maddesinin; kanserli farelere enjekte edildiği, hayvanların 6 hafta daha uzun yaşadıkları belirtilmiştir. Diallil, disülfit gibi kokulu yağda çözünen sülfür bileşikleri tümörlerin oluşmasına ve gelişmesine engel olurken, kokusuz suda çözünen S-allil sistein bileşiği tümör oluşumunu engellemede etkilidir. Fakat bunların ilerlemiş tümörler üzerine hiçbir etkisi yoktur. Sarımsak ve kanserle ilgili gerçekleştirilmiş 30 kadar çalışma incelendiğinde sarımsak ve soğan tüketiminin kanserden ölüm oranını azalttığı sonucuna da varılmıştır. Çin, Hollanda, İtalya ve Amerika'da sarımsak tüketimi ve kanser vakaları ile ilgili epidemiyolojik incelemeler yapılmıştır. Bir araştırma; sarımsak tüketimi ile azalmış burun boşluğu, paranazal sinüz ve gırtlak kanseri arasında bir bağlantı olduğunu tespit etmiştir. 
 
Bu mucizevi bitki; kanserden korunmada, kanser tedavisinde, arteroskleroz, kardiyovasküler hastalıklar, dolaşım bozuklukları, yüksek kolestrol, hipertansiyon, mikrobik enfeksiyonlar, deri enfeksiyonlarında etkilidir. Baş ağrısı, halsizlik, terleme, hipoglisemi, topikal kullanımda kontakt dermatit olarak yan etkileri olabilir. İnsülin ve pıhtılaşmayı önleyen ilaçların etkisini artırır. Bağışıklık sistemini güçlendiren ilaçların etkinliğini ise azaltır. Sarımsak tüketimi ameliyatlardan yedi gün önce kesilmelidir. 
 
Japonya'da 41 bin kadın üzerinde 5 yıl süren bir araştırmanın sonundaki gözlemlerde; haftada bir gün sarımsak tüketen kadınlarla, ayda bir sarımsak tüketen kadınlar arasında kolon kanseri vakalarında yüzde 35'lik bir fark olduğu görülmüştür. Hollanda'da 120 bin kişi arasında yapılan bir başka araştırmada ise kanserle sarımsak tüketimi arasında bir bağlantı bulunamamıştır. Öte yandan bu bitkinin enfeksiyonlara karşı etkinliği fazladır. Allisin ekstresi ile amipli dizanteri, bazı mantar türleri ve çeşitli patojenlerde çok başarılı sonuçlar almıştır. Kuru sarımsak ekstresinde S-allil sistein, S-allil merkaptosistein, saponinler, uçucu yağlar, allin, allisin, ajoen, diallil trisülfür, sitral, geranoil, linalool, s-metil-1-sistein sülfoksitprotein, mineraller, vitaminler, lipitler, aminoasitler, prostaglandin A2 ve F1 , allinaz, peroksidazlar,mirosinaz bulunur. Ezilmiş çiğ sarımsak en fazla allisini içerir. Sarımsak tozu ve sarımsak esansiyel yağları allisin ve suda eriyen bileşikleri içermezler.Araştırmacılara göre sarımsağın zeytinyağı içinde ezilerek ya da toz halinde kullanılması daha faydalı. Ayrıca sarımsağın soyulur soyulmaz pişirilmesi, bitkinin anti-kanser özelliklerini yok eden bir kimyasal tepkimeye yol açıyor. Bu nedenle sarımsağı soyduktan sonra en az 15 dakika bekleyin, bu süreden sonra pişirin. Kokusundan hoşlanmıyorsanız sarımsak kapsüllerini de kullanabilirsiniz. Fakat uzmanlar tazesini tercih etmenizi öneriyor.
 

Alt Kategoriler

Theme by CWG
Toptan ve Perakende Taşköprü Sarımsak Satışı © 2018
Altyapı: OpenCart-TR